Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum

İnsan, yaşlandıkça veya en azından hayat çarkına girdikten sonra ister istemez eski arkadaşlarını kaybediyor. Sanırım geriye sadece çok sıkı bağlar kurabildiğiniz insanlar kalıyor. Yine de kimlerle uzun yıllar görüşmeye devam edeceğinizi ya da edemeyeceğinizi zaman gösteriyor. Yaşadığınız bölgelerin uzaklığı, değişen öncelikler ve değişen ilgi odakları zaman içinde arkadaşlarınızı bir bir elekten geçiriyor. O en yakın gördüğünüz arkadaşınız bile çok hızlı bir şekilde hayatınızdan çıkabilir.

Continue reading “Hafta Sonunda Eski Arkadaşlarla Buluştum”

Antreman Dediğimde Kastettiğim Şey

Sportif gelişim düzenli antreman yapmakla mümkün oluyor. Aslında bu durum hayattaki her alanda da geçerli. Peki antreman nedir? Antreman dediğimiz şey aslında ustalaşmak istediğiniz şeyin düzenli olarak pratiğini yapmak demektir. Şu an size antreman kelimesinin sözlük anlamından bahsedecek değilim, bunu farklı şekillerde anlatan yüzlerce kaynak bulabilirsiniz. Benim bugün size anlatmak istediğim, koşu antremanında neyi hedeflediğimiz ve nasıl sonuç aldığımız olacak.

Continue reading “Antreman Dediğimde Kastettiğim Şey”

Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba

Bu bloğu yazmaya başladığım on beş gün oldu. Zaten yazmakta hiçbir zaman ustalaşamamıştım, şimdiyse uzun zaman içinde iyice körelmiş bir özelliğimi canlandırmakla meşgulüm. Aslında yazmak hususunda zorlanmıyorum ama yazmaya vakit ayırmak için zorlandığımı söyleyebilirim. Hayatınıza bir yenilik katmak istediğinizde başka bir şeyden en azından bir parça feragat etmeniz gerekiyor.

Blog yazmaya başladığımda kendimi şanslı olarak gördüğüm nokta, sosyal medya’dan iyice uzaklaştığım bir döneme denk gelmiş olması. Bu sayede kısıtlı olan zamanımda, sosyal medya’dan oluşan boşluğu, okumaya ve yazmaya ayırmaya başladım.

Continue reading “Yavaş Yavaş Isınıyorum Galiba”

Konuşuyorum Ama Duygudan Yoksun

Bazıları bana öğretmen gibi konuştuğumu söyler; açık, net ve anlaşılır. Bu, işim icabı edindiğim bir özellik. İşletmeci olduğum için tam olarak anlaşılma ihtiyacı hissediyorum veya bir anlaşma yapmak gerektiğinde yanlış anlaşılmaya mahal vermemem gerekiyor. Bu sebeble mecazi anlamda bir şey söylemem, duyduğunuz şey tam olarak söylediğim şeydir. Ayrıca, konuştuğum insanla mesafemi her şartta korurum. İşte bu da beni konuşmasının içine duygusunu karıştırmayan biri yapıyor.

Continue reading “Konuşuyorum Ama Duygudan Yoksun”

Okullar Arası Kros Müsabakasında Yaşadıklarım

Geçen akşam bloğum için “Hakkımda” sayfası hazırladım. Her ne kadar kendimden çok düşüncelerimi ve tecrübelerimi paylaşmak istiyor olsamda bu yazıları kimin yazdığını bilmek isteyen çıkabilir. Bu durumda doğal olarak yaşadığım eski bir olaydan da bahsetmeden geçemedim. Lise yıllarındayken katıldığım ve sonuncu olduğum kros müsabakasından bahsetmiştim. Benim için önemli bir tecrübeydi, koşuya daha sıkı sarılmamı ve her şartta yarışa tutunabilmeyi öğrenmiştim. Yıllar önce katıldığım bu yarışın raporunu yazmaya, yirmi beş yıl sonra hatırladığım kadarıyla anlatmaya karar verdim. O zamanki duygularımı ve hissettiklerimi ne derece hatırlayabilirim bilemiyorum ama yine de denemeye değer.

Continue reading “Okullar Arası Kros Müsabakasında Yaşadıklarım”

Yeni Hedefime Doğru

Koşu sporunda en güçlü motivasyon kaynaklarından biri de kendinize bir hedef belirlemektir. Bu sebeple temmuz ayının sonuna kadar olan ve katılmak istediğim yarışlara kaydımı yapmış, sonrakileri de planlamış durumdayım. Hangi yarışlarda olacağımı merak ediyorsanız “Yarışlarım” sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

“Gideceğin yer belli değilse, hiçbir zaman bir yere varmış olamazsın.”

İyi yada kötü bir hedefinizin olması, bu doğrultuda çalışmanıza ve gelişmenize fayda sağlar. Psikolojik olarak kendinizi hazırlar ve bu uğurda yılmadan çalışmaya devam edersiniz. Her rüzgarda amaçsızca sağa sola savrulan bir yaprak gibi vakit kaybetmez ve tam olarak istediğiniz noktaya en kısa yoldan ulaşırsınız.

Continue reading “Yeni Hedefime Doğru”

Maraton Sonrası Hasar Tespit Raporu

Yarışların ardından toparlanma diye tabir ettiğimiz bir dönem vardır. Hırpalanan vücudun kendini yenilemesi için bir süre tanırız. Aslında çoğu zaman canınız birkaç gün koşmakta istemez, yürürken canınız yanar, oturup kalkmak problemdir. Bacak kaslarınızda önemli ölçüde yıkım dahi oluşabilir. Bu sebeple tekrar koşmaya başlamadan önce bir süre dinlenmek, koşuya çıkacaksanız da ağırdan almak gerek.

Continue reading “Maraton Sonrası Hasar Tespit Raporu”

Runatolia Antalya Maratonu Hakkında

Son bir haftadır değişmeyen hava durumu tahminleri tutmadı. Beklenenin aksine sabah yağmur yağmadı, rüzgar yok denecek kadar azdı ve güneş sadece kısa bir süre yakıcı tarafını gösterdi. Çok güzel bir günde Antalya’nın harika parkurunda maraton koştum.

3 Saat 25 dakika ile en iyi maraton derecemi elde ettim. Hedefim aslında beş dakika daha da iyi koşabilmekti fakat yokuşlarda biraz fazla efor sarfedince daha güvenli bir hıza inmek durumunda kaldım. Yarışın genelini tehlikeye atmamayı daha önce tecrübe etmiştim. Beş dakikayı bilerek feda edip yarışın genelini kurtardığıma inanıyorum.

Continue reading “Runatolia Antalya Maratonu Hakkında”

Sesinizin Duyulmadığı Sosyal Medya Zamanları

Sosyal medya kavramının hayatımıza girdiği ilk yıllarda, internet kullanıcı sayısı az ve kaliteli içerik oluşturma çabası vardı. Bu zamanlarda yazdığınız veya paylaştığınız bir şey ilgi görür ve meraklısına ulaşırdı.

Daha fazla insan sosyal medyada paylaşım yapmaya başladıktan sonra kendi kendinize konuşuyormuşsunuz gibi bir his oluşmaya başladı. Paylaştıklarınız daha az insan tarafından görülüyor ve meraklısı olmayan kişilere ulaşıyordu. Herkesin ortalama onlarca insanı takip ettiğini düşünürsek her paylaşımın görülme şansı da iyiden iyiye azalmıştı. Paylaşılan nesnelerin adedi çoğaldıkça, yetişmek için daha çok çabalamaya ve daha çok vakit harcamaya başlamıştık.

Continue reading “Sesinizin Duyulmadığı Sosyal Medya Zamanları”